Salgının Aşıyla Kırılması Şart

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Atahan Çağatay, mesleği gereği ‘riskli grup’ta bulunduğu için aşı yaptıracağını söylüyor. Aynı zamanda İl Sağlık Müdürlüğü’nün İstanbul Tıp Fakültesi’ndeki grip sorumlusu olan Çağatay, tüm kıtalarda görülmüş ve hızla yayılan bir salgından bahsedildiğini, tedbiri elden bırakmamak gerektiğini düşünüyor: “Hastanedeki hekim arkadaşlarımın da kafası karışık. Herkes ‘Yaptıralım mı?’ sorusunu yöneltiyor. Son 15 yıldır beni hiç aramamış arkadaşlarım bile görüşümü almak için bana ulaştı. Riskli gruplar ilk gelen aşılardan muhakkak yaptırmalı. Türkiye iyi durumda ama ciddi bir salgın varmış gibi düşünülmeli. Salgının bir şekilde kırılması şart. Seneye tekrarlayabilir çünkü. 10 milyon insan hastalansa bir kısmı da vefat etse ortaya çıkacak iş kaybı yeni bir ekonomik krizin zeminini hazırlamaya yeter de artar bile.”

Domuz gribi aşısı deyince herkesin zihnindeki sorular birbirinin aynısı: “İçindeki cıva ne kadar zararlı?” Doç. Dr. Atahan Çağatay, uzmanlarca çok da dillendirilmeyen bir noktaya dikkat çekiyor: “Aşılar ‘canlı ve cansız mikroplardan yapılanlar’ diye ikiye ayrılır. Grip aşısı ikinci kategoridendir. Cıva son on yıldır Türkiye’de kullanılmış tüm cansız aşıların içinde bulunuyor. Bu madde, cansız mikropların içinde kalması muhtemel canlı mikropları öldürmek için kullanılıyor. ABD’de 7 çocuktan biri otistik. ‘Cıvanın bunda etkisi var mı?’ diye araştırmalar yapılıyor. Fakat henüz kanıtlanmış bir şey yok.”

H1N1 ( DOMUZ GRİBİ ) aşıları; sağlık personeli, 6-36 aylık bebekler, hamileler, şeker hastaları, ağır organ yetmezliği çekenler, kronik akciğer hastaları, öğrenciler, herhangi bir sebeple bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlar ile 65 yaş üstü yaşlılara öncelikli şekilde yapılacak. Yalnız, riskli vatandaşların içinde en çok tartışılan grup hamileler. Sağlık Bakanlığı hamilelikleri müddetince bağışıklık sistemi zayıfladığı için hastalığa yakalanma riski artan anne adaylarına özel 1 milyon doz ‘adjuvansız aşı’yı aralık ayında Türkiye’ye getirecek. Hamilelere vurulacak bu özel aşılarda da belli oranda kafa karışıklığı var: “Normal vatandaşlar adjuvanlı aşı vurulurken hamileler niçin adjuvansız aşı vuruluyor? Aşının gebeler üzerinde yan etkisi var mı?”

Aşının bağışıklık yapma gücünü artıran madde adjuvan. Türkiye’de gebelere uygulanacak aşılar adjuvan yerine skualen maddesi içeriyor. ABD’deki aşılarda adjuvan bulunmazken, Avrupa’daki aşılar adjuvanlı. Uzmanlar, ‘’Adjuvana bağlı yan etki görülebilir mi?’’ sorusuna kesin yanıt verememekle birlikte şunları dile getiriyor: “Gerçekleşme oranı düşük ihtimaller nedeniyle insanların aşıdan mahrum kalması doğru değil. Yan etkinin olup olmayacağını şimdiden bilmek mümkün değil.”

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Seracettin Çom ise “Adjuvansız aşılar diğerlerinden 4 kat daha pahalı. Avrupa dâhil tüm ülkeler bunu tercih ediyor. Aynı parayla 4 kat fazla insan aşılanabilir. Bunu düşünmek zorundayız.”

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Seracettin Çom ise “Adjuvansız aşılar diğerlerinden 4 kat daha pahalı. Avrupa dâhil tüm ülkeler bunu tercih ediyor. Aynı parayla 4 kat fazla insan aşılanabilir. Bunu düşünmek zorundayız.”

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Yıldız Tanrıseven de bazı hekim arkadaşlarının sağlık uygulamalarında titizliğiyle tanınan İngiltere’ye göre tavır alacağını belirtiyor: “Hastalarıma bu konuda bir yönlendirme yapmıyorum. Mikroplardan kaçmak günlük hayatımızda mümkün değil. Aşılar da yüzde yüz bağışıklık sağlamıyor. Dolayısıyla kendimizi korumayı öğrenmek durumundayız. Hamileler beslenmelerine ve hijyene dikkat etmeli, gripli kişilerden uzak durmalı, onlarla temas etmemeli, vücutlarında herhangi bir halsizlik hissettiğinde dinlenmeli, rahatsızlıkları 3 gün içinde geçmeyenler hekime başvurmalı.”