Osteoporoz (Kemik Erimesi)

İnsan ömrünün giderek uzamasıyla,önemli bir sağlık sorunu olan osteoporoz, ileri yaştaki kadınların korkulu rüyası haline geldi.Oysa birçok hastalıkta olduğu gibi,osteoporozdan korunmak da,erken teşhis durumunda tedavi olmak da mümkün.

Osteoporoz nedir?

Osteoporoz , basit anlatımla kemiğin azalması ve yapısının değişmesiyle kolay kırılabilir hale gelmesidir.İskeletimiz yaşamımız boyunca kendini sürekli yeni kemikle yenileyebilen canlı bir yapıdadır.Genç bir çocuğun iskeleti her iki yılda bir komple yenilenir.Yetişkinlerde ise yenilenme daha yavaş olur.İster altı yaşında olun ister altmış yaşında tek ihtiyacınız olan şey kemiklerinizi osteoporoza karşı nasıl koruyacağınızı bilmenizdir. Yaşlandığımızda kemik kaybı, kemik yapımına oranla daha hızlı olduğundan kemiğin kendini yenilemesi yavaştır.Bu nedenle kemiğin süngere benzeyen yapısında delikler büyür.Kemik gözenekli bir hale gelir.Bu da kemiğin kolay kırılmasına yol açar.

Kadınlarda menopozdan sonra yumurtalıkların östrojen üretmemesine bağlı olarak görülür.

Her 3 kadından 1 kişide ve 12 erkekten 1 kişide etkisini gösteriyor.

Her yıl 150.000 den fazla kırığa sebep oluyor.

Sonuçta uzun süren ağrı ve sakatlıklara neden oluyor.

En çok kimler risk altındadır?

Östrojen kaybı erken olup erken menopoza giren kadınlar

45 yaşından önce menopoza girenler veya rahimi alınanlar

Adetlerin durmasına neden olan aşırı diyet ve egzersizler

Uzun süre ve yüksek dozda kortison kullanan kadın ve erkekler

Ailesinde kalıtımsal olarak osteoporoz olanlar

Yaşamlarında egzersize yer vermeyen, sigara ve alkol kullananlar

Uzun süreli adet görememe şeklinde adet düzensizliği olan kadınlar

Yeterince kalsiyum tüketmemiş kadınlarda(en önemli kalsiyum kaynağı süt ve süt ürünleri)

Hipertiroidi (tiroid hormonlarının yüksek olması) başta olmak üzere çeşitli hormonal hastalıkları olanlar

Kemik yapısı ince olanlar da görülme şansı artıyor.

Ne tür sonuçlar doğurur?

Kalçanın ve omurların kolayca kırılmasına, boyun kısalmasına,kamburlaşmaya,sırt ağrılarına,göğüs kafesinde şekil değişikliklerine ve göğüs kafesinin hacminin azalmasına neden olur.Küçülmüş göğüs kafesi de kalp ve akciğerin çalışmasını engeller.

Kırıklar ameliyat gerektirir. Ameliyat sonrası kemiğin kaynaması da zordur.Kaynamayan kemikler,hastanın yürüyememesine,başkalarına bağımlı olmasına ve hareketsizliğe neden olarak kemiğin daha fazla erimesine yol açar.

Osteoporozu engellemenin yolları nelerdir?

1.Egzersiz

Haftada üç gün yarım saatlik egzersizlerin kemik gelişimi ve yoğunluğuna çok faydası olduğu bilinmektedir.

2.Diyet ve Güneş

Kemiklerin kalsiyum ve D vitaminine ihtiyacı vardır. Kemiklere dayanıklık ve sertlik sağlayan kalsiyum; günlük tüketilen az yağlı süt,peynir ve yoğurt,yeşil yapraklı sebzeler,fındık ve soya gibi yiyeceklerden sağlanabilir.

3.Yaşam Şekli

Sigara ve alkol bırakılmalı, dengeli bir diyetle yeterli kalsiyum alınmalı,yürüyüş,merdiven çıkma gibi egzersizler yapmalı.Güneşli günlerde cildinizin güneşten faydalanmasını sağlayın.Diyette ek kalsiyum alın.

Ayrıca kemik erimesini durdurabilecek ilaçları kullanarak kemik kaybını önleyin.

Osteoporoz için nasıl tanı konulur?

Osteoporozun kesin tanısı kemiklerinizin yoğunluğunu doğrudan ölçebilen bir testin yapılması ile konulabilir. Bunu sağlayan en güvenilir test,kemik yoğunluğu ölçüm cihazı ile yapılan kemik densimetresidir.Kemik yoğunluğu ölçümü kısa süren,güvenilir,vücuda zararı olmayan bir inceleme metodudur.Açlık tokluk gerekmez.Ölçüm en fazla 10 dakika sürmektedir.Özellikle erken dönemde tanı konmasını sağlar.İlerde tekrarlanan incelemelerde tedavinin yararlığı,kemik kaybının ilerleyip ilerlemediğini kolayca saptayabilir.