Doğum

Kadın üreme sisteminin mükemmel bir şekilde geliştirip yaşama yeteneği kazandırdığı yeni bir bireyin dünyaya gelmesidir. Bebek ana rahminin içinde yaklaşık 9 aylık bir sürede, dış dünyada yaşayabileceği gelişime ulaşır. Bu süre boyunca özel sıvı dolu olan su kesesi içindedir. Beslenmesini de göbek kordonu sayesinde sağlar.

Düşük

20. gebelik haftasından önce gebeliğin sona ermesidir. Değişik düşük şekilleri mevcuttur.

Kendiliğinden olan düşükler

Gecikmiş düşükler: Embriyo veya fetus anne rahminde ölmüş olmasına rağmen dışarıya atılamamıştır.

Bulguları kanama ve kasık bölgesinde kramp şeklinde ağrıdır. 20. hafta altında bebeğin yaşama şansı yoktur. Küçük gebelik düşüklerinin birçoğunun bebekte yaşamla bağdaşmayacak bir anomali nedeniyle olduğu bilinse de, aksi ispatlanana dek gebeliği koruyacak tedavilerle ve doktor önerileri dinlenerek gebelik korunmaya çalışılır.

Son yıllardaki gelişmeler ve özenli bir bakım düşük tehdidi olan bir çok gebeliğin sağlıklı bir doğumla sonlanmasına yardımcı olmaktadır. Gebelerimize düşen ise normal kontroller dışında kanama ve ağrı gelişmesi halinde de hekimlerine başvurmaları ve ‘nasılsa geçer’ düşüncesi ile vakit kaybetmemeleridir. Düşük tehditleri ve erken doğum eylemi hastane yatışı gerektirebileceğinden gebeliğin ilk haftalarından itibaren olası acil durumlara hazır olmak gerekir.

Zamanından Önce Gerçekleşen Doğumlar

20-27 haftalar arası olan doğumlara immatür (olgunlaşmamış) doğum denir. Fetusun yaşama şansı nispeten düşüktür. Yoğun bakım imkanları ilerledikçe bu gün artık 24. haftalık bebekler bile yaşayabilmektedir. 28-37 haftalar arasındaki doğumlara ise erken doğumlar denir. Fetusun yaşama şansı beklenen doğum tarihine (miada) yaklaştıkça artar.

20. hafta civarında ve sonrasında doğum kasılmalarının olup olmadığını anlamak için NST (Non Stress Test) denilen bir cihazla çekim yapılabilir. Annenin karnına bağlanan iki probdan biri bebeğin kalp atımlarını, diğeri ise rahmin kasılmalarını saptamak içindir. Takip edildiğiniz ünitede bu cihaz mevcutsa son aylarda daha sık olmak üzere anne ya da bebeğe hiçbir zararı olmayan ve bebeğin sağlık durumunu bize gösteren bu test uygulanacaktır.

Dış Gebelik

Gebeliğin rahim boşluğu dışında, kadın üreme organlarının başka bir yerinde nadiren de karın boşluğunda yerleşmesidir. En çok tüplerde ortaya çıkar. Böyle bir gebelikte bebek yaşayacak döneme ulaşamaz. Şiddetli kanamaya neden olur ve anne hayatı tehlikeye girebilir.

Çoğul Gebelikler

Gebeliğin hoş süprizlerinden biri de çoğul gebeliklerdir. Tedavi ile olan gebeliklerde görülmesi sıkken, kendiliğinden de çoğul gebelik oluşabilir. Bu tip gebeliklerde riskler tekiz gebeliklere göre biraz daha fazladır.

Kan uyuşmazlığı

Kan uyuşmazlığı anne kan grubu negatif (-), baba kan grubu pozitif (+) olduğu halde gelişir. Bu ana uygunsuzluk yanında A,B,O grubundan ve ancak özel testlerle saptanabilecek olan alt grup uyuşmazlıkları da söz konusu olabilir. Eğer annenin negatif kan grubunda olmasına bağlı bir sorun saptanırsa doktorun önerisine göre 28. Gebelik haftasında uyuşmazlık testi (Coombs testi) yapılarak uyuşmazlık iğnesi yapılabilir. Rh uygunsuzluğunda genelde ilk gebeliklerde sorun yaşanmaz. Bebeğin doğumundan sonra eğer bebek babanınki gibi pozitif (+) olması halinde ilk 48 saat içinde uyuşmazlık iğnesi yapılmazsa, annenin duyarlı hale gelmesi ile diğer bebeklerde sorun olabilir.

Doğum Öncesi Tanı (PRENATAL TANI) ve Anomalili Bebeklerin Tahliyesi:

Özellikle Ultrasonografinin kullanım alanına girmesi ile anne karnındaki bebeklerin büyüme-gelişmelerinin izlenmesi ve sağlıklı olup olmadıklarının tesbiti kolaylaşmıştır. Yardımcı bazı testlerin de geliştirilmesi ile gelişimsel bir anomalisi veya hastalığı olan bebekler gebeliğin ilk veya 2. üç aylık döneminde tesbit edilebilmektedir. Maliyet/yarar hesabı(cost effectiveness) yaşam kalitesi, ailenin hasta bir insana bakmakla yükleneceği sıkıntılar, genetik geçişli hastalıkların azaltılması gibi gerekçelerle tesbit edilen hastalığın tedavi şansı düşük veya yoksa aileye gebeliğin sonlandırılması önerilir. Fakat bunun kararını ebeveynler kendi etik ve inanç dünyalarına göre kendileri vermelidirler.